Ekosistem hakkında CHP ne diyor?

CHP Ne Diyor?

Cumhuriyet Halk Partisi insanın doğa ile olan ilişkisini doğa hakları kavramı çerçevesinde ele almaktadır. Doğa tüm formları ile var olma ve kendini yenileme haklarına sahiptir. İnsanın yaşama ve daha kaliteli bir hayat sürme haklarının temeli bu haklara dayanmaktadır. CHP bu anlayış çerçevesinde, doğayı insanın mülkü olarak gören, doğal kaynakları sınırsızca ve sorumsuzca tüketen politikaları reddetmektedir. Doğanın korunmasını ve çevre sorunları ile mücadeleyi tüm insanların görevi olarak kabul etmektedir. Bu görev yaşam hakkının yanı sıra sosyal adalet ilkemizin de bir gereğidir. Daha adil ve eşit bir toplum inşa etmenin ön koşullarından biri doğayı korumak, yeşil adaleti sağlamaktır.

CHP, salt niceliksel ve tüketim odaklı ekonomik büyüme anlayışını reddederek nitelikli, eşitlikçi bir büyüme yaklaşımını esas almaktadır. Partimiz, doğa dostu politikaları büyümenin önünde bir engel olarak değil, hızlı ve kalıcı büyüme için bir fırsat olarak görmektedir.

CHP, düşük karbonlu sektörlere ve yeşil teknolojilere yapacağı yatırımlarla sürdürülebilir bir büyüme modelini hayata geçirecek, yeni iş alanları ve geniş istihdam olanakları yaratacaktır. Başta yenilenebilir enerji kaynaklarına, enerji tasarrufuna dönük malzeme ve teknolojilere yatırıma öncelik tanıyacaktır.

CHP, kaynaklarımızın sürdürülebilirlik ve verimlilik esasları çerçevesinde kullanılmasının yanı sıra adil ve eşitlikçi bir biçimde paylaşılmasına da özen gösterecektir.

CHP’NİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER?

ANAYASA VE MEVZUAT

• Acil koruma ve yeniden onarma ilkesini barındıran bir Ekolojik Anayasa hazırlayacağız.

• İklim değişikliğinin, Türkiye’de yaratacağı etki, kırılganlık ve riskleri inceleyecek ve bu kapsamda uyum stratejileri geliştireceğiz.

• KDV oranlarını iklim politikalarını göz önünde bulundurarak yeniden düzenleyeceğiz.

• Sera gazı salınımını azaltmaya yönelik sınırlayıcı düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

• Çevre davalarında mahkeme masrafı almayacak, bilirkişi masraflarını Hazine üzerinden karşılayacağız.

• Kamuya ait olan su kullanım hakkının devredilmesine izin vermeyecek, su hakkını düzenleyen bir Su Kanunu çıkaracağız.

• Çevre kirlenmesinin bedelini, kullanana ve kirletene ödeteceğiz. Bedel ödemenin sürekli bir kirletme hakkına dönüşmesine izin vermeyeceğiz.

DOĞAL KAYNAKLAR

• Doğanın sahibi değil, parçası olduğumuz yaklaşımını benimseyeceğiz.

• Doğal kaynaklarımızın usulsüzlük ve siyasal çıkar aracılığıyla ticari rant sağlama alanına dönüştürülmesine engel olacağız.

• Su kaynaklarının etkin şekilde korunması için uzun vadeli projeleri hayata geçireceğiz.

• Su kaynaklarımızın korunması için atık su arıtma tesisi bulunmayan belediyelere kaynak aktaracağız.

• Uluslararası koruma altında olan alanlarda maden araması ve HES yapmayacağız. • Erozyonla mücadele için gerekli kaynağı sağlayacağız.

SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİ

• Sürdürülebilir enerji potansiyelini doğa dostu teknolojileri kullanarak hayata geçirerek enerji verimliliğini artıracak, dışa bağımlılığı azaltacağız.

• Enerji ve karbon salınımı konusunda verimli uygulama ve ürünleri teşvik edeceğiz.

• Enerji kaynaklarımızı doğaya zarar vermeden, en yüksek verimle toplum yararına kullanacağız.

• Bireysel ve kamusal enerji kullanımında tasarrufu sağlayan uygulamaları destekleyecek, israfa son vereceğiz.

• Karbon salınımı sorunuyla mücadele için deniz ve demiryollarını da içeren toplu taşıma kültürünün yaygınlaşmasını sağlayacağız.

• Elektrik enerjisini kullanan taşıma araçlarında KDV ve ÖTV dahil olmak üzere tüm vergileri kaldıracağız.

DOĞA İLE UYUMLU YAŞAM

• Hava kirliliğini azaltacak önlemlere öncelik tanıyacağız.

• Doğal gaz altyapısı bulunan kentlerde yakıt yardımlarında kömür yerine doğal gaza öncelik vereceğiz.

• Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve enerji tasarrufu sağlamak için daimi yaz saati uygulamasını kaldıracağız.

ATIK VE GERİ DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI

• Atık tarım ürünlerinin enerji üretimi için hammadde olarak kullanılmasını sağlayacak bilimsel çalışmalara destek olacağız. Şeker fabrikalarına susuzlaştırma tesisleri ekleyerek bioyakıt üreteceğiz.

• Bioyakıt kullanımını geliştirmek için teşvik programları oluşturacağız

• Sanayi tesislerini en yeni atık arıtma ve filtrasyon sistemlerine sahip Organize Sanayi Bölgeleri’nde toplayacağız.

• Geri dönüşüm pratiklerini teşvik ve önlemlerle yaygınlaştıracağız.

DOĞA DOSTU ÜRETİM

• Tarımsal üretimin ekolojik koşullar ve toprak özelliklerine sadık kalınarak yapılmasını teşvik edeceğiz.

• Tarım sektöründe iklim değişikliği etkilerine karşı uyum stratejisi geliştireceğiz.

• Tarım, doğa ve sosyal politikalarımızın merkezine, doğaya ve ekolojik aile çiftçiliğine dönüş temelli nüfus hareketlerini koyacağız.

• Meraları özel mülkiyet olmaktan çıkaracağız.

• Akkuyu ve Sinop nükleer enerji santrali projelerini gözden geçirecek, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde mümkünse iptal edeceğiz.

(CHP SEÇİM BİLDİRGESİ, 2018)

EKOSİTEM HAKKI KORUNACAKTIR!

Gelecek nesiller için “Ekosistem Hakkı” korunacaktır.
Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya teslim etmek için üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Canlı ve cansız varlıklar olarak bir ekosistemin parçasıyız. Sağlıklı işleyen bir ekosisteme sahip dünyaya doğma hakkı, henüz doğmamış olan nesillerin hakkıdır. “Sürdürülebilir Yaşam” anlayışı ışığında bu hak Anayasal güvence altına alınacaktır.

(İKİNCİ YÜZYILA ÇAĞRI BEYANNAMESİ, 2020)

CHP DOĞA HAKLARI OLARAK İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE VE İKLİMLE UYUM İÇİN TAAHHÜTLERİMİZ

Toplam tüketimin azaltılması, tüketim ilişkilerinin değiştirilmesi, toplumsal refahın ekonomik büyüme kapanından kurtarılması, enerji verimliliği, tarım, enerji ve sanayi sistemlerinin yerelleştirilmesi, yönetimlerinin demokratikleştirilmesi, demokratik karar alma mekanizmalarının tesis edilebilmesi için;

• Fosil yakıtlardan tamamen vazgeçilerek, enerji dönüşümü gerçekleştirilerek doğaya zarar vermeyen, doğa haklarını ihlal etmeyen bir yaklaşımla temiz, erişilebilir enerji kaynaklarına geçiş sağlanmalıdır.

• Paris Anlaşması acilen TBMM’de onaylanarak yürürlüğe konulmalı, anlaşma yükümlülüklerini yerine getirme yönünde program ve takvim hazırlanmalıdır.

• Agroekoloji temelinde gıda tedarik zinciri yeniden oluşturulmalı, mevcut tedarik ağları kısaltılmalı, kent tarımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yapılmalıdır.

• Geri dönüşü ve telafisi mümkün olmayan zararlar verecek iklim değişikliğine karşı, tüm canlılar için en temel hak olan yaşam hakkını savunacak tarihsel sorumluluk ve iklim borcu prensiplerini içeren bir İklim Yasasının yürürlüğe konulması için sivil insiyatif ve sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmalar düzenlenmelidir.

• İklim yasası kapsamında, mevcut diğer yasal düzenlemeler yeniden ele alınarak İklim Yasasıyla uyumlu hale getirilmelidir.

• İklim, coğrafya, kültür vb. özelliklerle uyumlu kent, ulaşım, konut, gıda, sanayi, çalışma politikaları uygulamaya geçirilmelidir.

• Kentsel yayılmayı önlemeye ve sınırlandırmaya yönelik öntedbirler alınmalı, kır ve kent ilişkisi eşitlik, iklim adaleti temelinde inşa edilerek kentlerin su, gıda, enerji ve diğer ihtiyaçları ekosisteme, doğal alanlara zarar verilmeden yerel ölçekte çözülmeli; uzaktaki enerji kaynaklarına, suya, gıdaya ve malzemeye aşırı bağımlılık terk edilmelidir.

• Kömür nedeniyle heba edilen tarım alanlarının, meraların, ormanların haddi hesabı yoktur. Elektrik üretileceği için yaşamından, üretim aracından, toprağından koparılmış milyonlarca yurttaşımıza, söz konusu alanlar eski haline getirilerek iade edilmelidir.

• Dönüşüm nedeniyle işlerini kaybetmek zorunda kalan işçileri bağımsız olarak yaşamlarını idame ettirebilmeleri için ekolojik tarım gibi alanlara yönlendirmeye yönelik kamu teşvikleri oluşturulmalı, dönüşüm sürecinde oluşacak yeni istihdam alanlarında öncelikli istihdam hakkı sağlayacak yasal güvenceler yaratılmalıdır.

• Afet riskini azaltmaya, afet risk yönetimini benimsemeye ve uygulamaya, afet karşısında savunmasızlığı azaltmaya, doğal ve insandan kaynaklı tehlikeler karşısında dirençli olmaya ve hızlı çözüm bulmaya, iklim krizinin etkilerinin azaltılmasına ve iklim değişikliğine adaptasyonu teşvik etmeye yönelik çalışmalar yürütülmelidir.

• Kentlerin sel, kuraklık ve sıcak hava dalgası gibi afetler ve iklim değişikliği karşısında dirençleri arttırılmalıdır. Hava kirliliği, gürültü, görüntü ve diğer kirlilikler azaltılmalı, uzun vadede kaldırılmalıdır.

• Üretim ve tüketim ilişkileri ile alışkanlıkları; ekosistemlerin, suların, doğal yaşam alanlarının ve biyo-çeşitliliğin korunmasına, iyileştirilmesine ve bunların çevresel etkilerinin en aza indirilmesine yönelik olarak yeniden inşa edilmelidir.

• Maden üretim işletmelerinde çevrenin korunmasına öncelik verilmeli ve su-hava-toprak sağlığını tehdit eden ve kirleten; zehirli maden atığı felaketlerine neden olan, sağlık, gıda güvenliği, çevre gibi değerler yönünden ağır tehdit içeren siyanür, sülfürik asit, silika gibi zehirli toksik kimyasal maddelerin kullanımını içeren ayrıştırma teknikleri yasaklanmalıdır.

SU HAKKI EN TEMEL HAKLARDANDIR!

Demografik istatistik ve öngörülere göre, Türkiye nüfusunun 2040 yılında 100 milyonu aşacağı tahmin edilmektedir. Sanıldığının aksine, su azlığı yaşayan ülkemiz, su yönetimini etkin ve doğru şekilde gerçekleştiremezse önümüzdeki 10 yılda “su fakiri” ülke konumuna düşecektir. Suyun eşit, adil ve erişilebilir dağıtımı vatandaşlarımızın en temel haklarındandır. Dağıtımda yaşanan sorunların gelişmiş ülkeler seviyesine çekilmesi önceliklendirilmelidir.

Su hakkı, en temel haklardandır. Hiç kimsenin fiziki, ekonomik ya da başka özelliklerinden dolayı suya erişimi engellenemez.

Dezavantajlı bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın suya erişim hakkının gözetilmesi yerel politikalara da yön veren husus olmalıdır. Su hakkını hem doğa hem insan hakları açısından ele alan CHP, kar amaçlı değil yaşamsal amaçlı hakça ve katılımcı su yönetimi politikası geliştirmeyi, su kirliliğine kalıcı çözümler üretmeyi taahhüt eder.

Bu bağlamda,

1) Ayrım gözetmeksizin tüm yurttaşların ücretsiz ve güvenilir içme suyuna ulaşabilmeleri sağlanmalı, kişi başına düşen kullanılabilir su oranındaki eşitsizlikleri gidermeye yönelik uygulamalar geliştirilmelidir.
2) Su politikası; şeffaf ve güncel verilere dayanılarak hazırlanmalı; su havzalarını, sulak alanları koruyan ve varlığını sürdürmesini sağlayan bir yaklaşımla düzenlenmeli. Su Kanunu acilen yürürlüğe konulmalıdır.

3) Türkiye’de bölgeler arasında yaşanan su sıkıntıları, kişi başına düşen kullanım suyu oranları tespit edilerek, iklim değişikliği, nüfus artışı gibi etkenler de gözetilerek acil eylem planları oluşturulmalıdır.

(CHP DOĞA HAKLARI İHLALLERİ KİTAPÇIĞI 2020)

KILIÇDAROĞLU’NDAN GENÇLERE İKLİM MEKTUBU!

“Sevgili Gençler”

Ekolojik bir yıkımla karşı karşıyayız; dünyamız yaşanabilir olmaktan büyük bir hızla uzaklaşıyor.

İklim değişikliği ve bağlı gelişmeler milyarlarca insanın hayatını doğrudan etkiliyor. Hava kirliliği, orman yüzölçümünün azalması, türlerin soylarının tükenmesi, temiz su kaynaklarının azalması, ekilebilir arazilerin vasıflarını kaybetmesi, aşırı nüfus artışı vb. etmenler geleceğimizi tehdit ediyor.

Üstelik bu tehdit salgın bir hastalık gibi; sınır tanımıyor, sınırları aşıyor bizleri evlerimizin orta yerinde buluyor.

Amazon Ormanları’nda kesilen her bir ağaç, Avrupa’yı sular altında kalmaya bir adım daha yaklaştırıyor. Türkiye’de yanan her orman alanı, Akdeniz havzasını daha da kuraklaştırıyor. Açık kalan her bir çeşme, Afrika’daki suya erişim mücadelesini zorlaştırıyor. Gelişmiş ülke ekonomilerinin kendi sınırları içindeki karbon salınımını en aza indirmesinin de tek başına bir anlamı yok. Çünkü karbon salınımıyla kirlenen atmosfer, kendisini termik santrallerden kurtarmış ülkelerin de üstünü örtüyor, onların da nefesini kesiyor.

Karşı karşıya bulunduğumuz ekolojik yıkım en çok da sizi ürkütüyor. Geleceğe dair kaygılarınız artıyor; ebeveynlerinizin yaşadığından daha kötü bir dünyada ömrünüzün geçeceğini düşünüyorsunuz.

Haklısınız ancak birlikte değiştirebiliriz!

Biliyorsunuz, Cumhuriyetimizin II. Yüzyılı için kaleme aldığım II. Yüzyıla Çağrı Beyannamesinde, “Gelecek nesiller için Ekosistem Hakkı” başlığına yer vermiş, bu hakkın anayasal güvence altına alınacağını söylemiştim.

Masmavi ve yemyeşil, sağlıklı ve bereketli Türkiye hedefimizde, sizlerin de yanımızda olmanız bize gurur verir. Uluslararası bir dayanışmayla ve aynı zamanda ulusal bir kararlılıkla ülkemizi, dünyamızı daha yaşanabilir kılmanın politikaları hazır. Dünyaya örnek olacak ekolojik sıçramamızı birlikte yaşama geçireceğiz. Türkiye’yi evrensel kriterlere uygun bir ekosistemin uygulayıcısı ve dünyadaki öncüsü yapacağız.
Tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ekolojik sınır ve şartlara uygun olarak değerlendiren; karar süreçlerinde demokratik ve siz gençlerin doğrudan denetimine/ katılımına açık bir çevre politikasını hayata geçireceğiz. Her alanda olduğu gibi iklimde, doğada, ekosistemde, suda, tarımda, kent ve kır yaşamında adaleti sağlayacağız; çevrenin binlerce yıllık kadim adaletinin önüne barajlar kurmayacak yollar yapmayacak, engeller çıkartmayacağız.

Bu bağlamda, Millet İttifakı’nın iktidarında doğal ekosistemin korunması ve eski haline döndürülmesini koordine edecek İklim Bakanlığı’nı kuracağız. Bakanlığın kadrolarını büyük ölçüde sizler oluşturacaksınız.

Bugünün gençleri olan sizlerle birlikte, sizin de çocuklarınız için evrenin bilinen en güzel gezegenini, yeniden sağlıklı mavi küreye dönüştürelim.

Türkiye’den başlayalım! Ülkemizin ve dünyanın ekolojik geleceğini kurtaralım.
Başarabiliriz, geleceği değiştirebiliriz!

(CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Gençlere İklim Mektubu, 2022)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: