Paris İklim Anlaşması ve Türkiye

Paris İklim Anlaşması küresel ısınmanın 2°C derecenin altında 1,5°C dereceyle sınırlanmasını hedefleyen ve bu şekilde tehlikeli iklim değişikliklerinin önlenmesini amaçlayan, yasal bağlayıcılığa sahip ilk evrensel iklim değişikliği anlaşmasıdır. Anlaşma 2015 yılında COP21 Paris İklim Konferansı’nda toplamda 190’a yakın ülke tarafından benimsendi. 5 Ekim 2016 tarihinde Avrupa Birliği tarafından resmi olarak onaylanan anlaşmanın yürürlüğe girme şartı“Paris İklim Anlaşması ve Türkiye” yazısının devamını oku

Ekosistem hakkını savunmak

İkinci Yüzyıla Çağrı beyannamemizde, “Gelecek nesiller için Ekosistem Hakkı”nı anayasal güvence altına alacağımızın sözünü verdik.“Ekosistem hakkının” içeriğini tartışmak, verdiğimiz sözü eyleme dökmeden önce önem içeriyor. Ekosistem hakkı iki perspektif üzerinden ele alınmaktadır. Birinci perspektifte, canlıların sahip olduğu haklar içerisinde yer alan, kuşaklar arası sorumluluk çerçevesinde korunması, kollanması, geliştirilmesi sağlanarak gelecek kuşaklara miras bırakılacak bir ekosistem“Ekosistem hakkını savunmak” yazısının devamını oku

Dünya, iklim değişikliğini dikkate alarak dönüşmek zorunda

Dünyada klasik kalkınma kavramı, doğal kaynakların tükenmesi, nüfusun artması, iklim değişikliği ve çevre sorunları ile de birleşerek yerini “kapsayıcı-sürdürülebilir ve sosyal kalkınmaya” bırakmıştır. İklim değişikliği, hızlı sanayileşme ve fosil bazlı yakıtların yoğun kullanılması sonucu atmosferdeki sera gazlarının artışından kaynaklanmakta olup, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için aşılması gereken bir zorluktur. Özetle, iklim değişikliği sadece bir çevre sorunu“Dünya, iklim değişikliğini dikkate alarak dönüşmek zorunda” yazısının devamını oku

Çevre hakkı ve ödevi, gelecek kuşaklar için de…

“İnsan, kendisine onurlu ve iyi yaşam sürmeye olanak veren nitelikli bir çevrede, özgürlük, eşitlik ve tatmin edici yaşam koşulları temel hakkına sahiptir…” (Stockholm Bildirgesi) Çevre hakkı, uluslararası alanda ilk kez, BM  Çevre ve Gelişme Konferansı’nın ardından yayımlanan Stockholm Bildirgesi(Haziran 1972) ile tanındı. Sonrasında hazırlanan ve değiştirilen anayasalar, çevre koruması ve çevre hakkı  üzerine  düzenlemeler yapmaya“Çevre hakkı ve ödevi, gelecek kuşaklar için de…” yazısının devamını oku

Kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma için ekonomide yeşil dönüşüm

Yeşil Dönüşüm: Yaşamsal bir Zorunluluk Artık kaybedecek vakit yok. Düzenin değişmesi gerektiği çok açık. Çünkü bu düzen derin bir yoksulluk yaratıyor. Çünkü bu düzen çiftçiyi kazançsız, halkı gıda güvenliğinden yoksun bırakıyor. Çünkü bu düzen iş ararken umutsuzluğa, üretirken güvencesizliğe mahkûm ediyor. Çünkü bu düzen rantı ve doğa talanını seçerek iklim krizinin en yıkıcı sonuçları olan“Kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma için ekonomide yeşil dönüşüm” yazısının devamını oku

Üretken Emekten Reel Sektöre

Fransız düşünür Henri de Saint Simon, Sosyolojinin isim babası olan Auguste Comte’nin ustası sıfatıyla bu alanın düşünce babası sayılır. Aslında bilinen en önemli özelliği, tarihin ilk sosyalisti olmasıdır; şöyle ki, Karl Marx’ı da çok fazla etkilemiş, Saint Simon’un seçkinci metodundan farklılaşan Marx Sosyalizm’in temel direği olan sınıf çelişkisini ortaya koymuştur. Marx şöyle der: “Bugüne kadar“Üretken Emekten Reel Sektöre” yazısının devamını oku

Ekonomi ve İstatistiksel Düşünmenin Önemi

Dünyadaki ve ülkemizdeki ekonomik sistem krize girdikçe kamusal alandaki “gümbürtü ve dedikodular”da giderek artıyor. Bu sonuçsuz çabaları “gümbürtü ve dedikodu” olarak nitelendiriyorum çünkü bilen yapar değerli okuyucular, bilmeyense bolca konuşur. Nereden gelip, nereye gittiği belli olmayan, düşüncelerinin temellendirmesi noktasında kendilerinin bile emin olmadığı binlerce yorumcu her gün televizyonlardan, gazetelerden, sosyal medyadan ekonomi hakkında konuşup duruyor.“Ekonomi ve İstatistiksel Düşünmenin Önemi” yazısının devamını oku

Kur Korumalı Mevduat Hesabı: Riskler ve Sonuçları

Kasım 2021 ile birlikte, uzun yıllardır benzeri görülmemiş bir döviz kuru atağı başladı. 18 Kasım ve 16 Aralık tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarında da, yaşanan şoku sakinleştirici herhangi bir önlem alınmadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından verilen beyanlarda, yatırımcıları döviz ve altına iten sözler sürekli yinelendi ve gittikçe tonu arttı. 1 Aralık itibarıyla, en son“Kur Korumalı Mevduat Hesabı: Riskler ve Sonuçları” yazısının devamını oku

Ekonomi Hakkında CHP Ne Diyor?

CHP’nin en kapsamlı çalışmalarından biri de ekonomidir. Onlarca çalışmanın ve özel dosya çalışmalarının yanı sıra CHP’nin “Temel Bildirgeleri” olan CHP 2008’de düzenlenmiş son Programı’nda, 2018 Seçim Bildirgesi’nde ve 2020’de yapılan Kurultay Sonuç Bildirgesi de olan “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’nde ekonomi ile ilgili öne çıkardığı bazı başlıklar şöyledir: ADİL BİR EKONOMİK YAPI KURULACAKTIR CHP Programı (2008)“Ekonomi Hakkında CHP Ne Diyor?” yazısının devamını oku

Restorasyondan Ötesi:Geleceğin Türkiye’si İçin Yeni Bir Ekonomi ve Kalkınma Modeli, “Yeni Kamuculuk”

Türkiye gerilimlerin ve krizlerin böylesine kanıksandığı bir döneme 20 yıl boyunca adım adım örülen bir otoriterleşme ve kurumsal yozlaşma ile ulaştı. Anayasa’nın ve hukukun üstünlüğünün inkarının her gün yeniden pratik edildiği bir ortamda vatandaşlığın hukuki bilinmezlikler karşısında düştüğü durum ise devasa bir kuralsızlıklar bütünü ile tanımlanabilir. Bu kuralsızlıklar içinde yozlaşmış kurumlar tarafından keyfi, öngörülemez, iktidara“Restorasyondan Ötesi:Geleceğin Türkiye’si İçin Yeni Bir Ekonomi ve Kalkınma Modeli, “Yeni Kamuculuk”” yazısının devamını oku